Endoskopik Pilor Revizyonu
Pilor; Mide çıkışında bulunan ve mideden bağırsaklara geçişi kontrol eden ince bağırsak ve mide arasındaki sfinkter dediğimiz bir kas dokusudur. Normalde pilor kapalı durur. Böylece besinler mide içerisinde 2-4 saat kadar kalarak mide asidi ile birleşir ve yapıtaşlarına kadar parçalanabilirler. Ancak obez hastaların yarısından fazlasında pilor kası deforme olmuştur ve kapanamaz.
Pilor kası besinlerin mideden oniki parmak bağırsağına geçişini kontrol ederek kilo kontrolünde rol almasının yanında, bağırsak içeriğinin mideye kaçışını önleyici bariyer görevi de görür. Pilor kasının yaklaşık 8-10 cm aşağısına safra kanalı açılır. Karaciğerde üretilen ve safra kesesinde depolanan safra ile pankreasta üretilen pankreas enzimleri ortak kanal oluşturarak oniki parmak bağırsağına bu açıklıktan salgılanırlar. Bu safra salgısının mideye geri kaçmasını engelleyebilecek tek organ pilordur. Pilor kası safranın geriye kaçışını yani safra reflüsünü engelleyen bariyer görevi görür. Eğer pilor kası tam kapanamıyor ve açıklık kalıyorsa yukarıda bahsedilen besinlerin mideden bağırsağa kontrolsüz geçişinin tam tersine bazı hastalarda bağırsaktan mideye doğru safra kaçışı olabilir. Bu da safra reflüsü ya da duodeno gastrik reflü olarak isimlendirilir.
Pilor sfinkterinin fonksiyon görmemesi yani açık kalması obezite ile de ilişkilidir ancak safra reflüsü olan hastalarda safranın midede oluşturduğu hasar nedeniyle kilo kayıplarına da neden olabilir. Birbirine çelişik gibi görünse de kontrolsüz şekilde geriye kaçan safranın midede oluşturduğu hasar ve yemek yemek sonrasında safraya bağlı oluşan şişkinlik, gaz, karınağrısı ,bulantı kusma gibi nedenlerle gastalar yemek yiyemez ve yemekten kaçınırlar. Bu da kilo verimi ile sonuçlanabilir. Safra reflüsü hastaları da genellikle zayıftır.
Yapmış olduğumuz bilimsel çalışmada tanımladığımız sınıflandırmaya göre normal ve tamamen kapanabilen pilor kası varsa ‘’normotonik pilor’’ , Pilor kasılabiliyor ancak tam kapanamıyorsa ‘’ hipotonik pilor’’, hiç kasılamıyor ve sürekli açık kalıyorsa ‘’atonik pilor’’ olarak isimlendirilmektedir.
Pilor fonksiyonunun obezite ile ilişkisi
Tokluk veya doyma mekanizmasını belirleyen en önemli etkenlerden biri yediğimiz gıdaların mide duvarına yaptığı basınç (midenin dolu olması) ve kan şekerindeki yükselmedir. Pilor ”atonik” veya ”hipotonik” olduğunda mideden ince barsağa sürekli kaçak olduğundan, midede tam dolgunluk olamayacağı için kişi kendisini hiç bir zaman tam doymuş hissedemeyecektir.
Şekerlerin emilimi bağırsakların yaklaşık olarak ilk 100 cm. lik kısmında gerçekleşmektedir. “Hipotonik” veya ”Atonik” yapıdaki pilora sahip kişilerde kontrolsüz bir şekilde gıdaların, fakat özellikle karbohidratların duodenuma geçişini ve ani kan şekeri yükselmesine neden olur. Ani yükselen şeker karşısında vücut kendisini koruma amaçlı olarak yoğun şekilde insülin salgılar, bunu sonucu olarak kısa süre sonra kan şekeri hızlı bir şekilde düşer. Kan şekerinin düşmesi tekrar açıktıracağı için kişiler daha sık aralıklarla yemek yerler.
Hastaları sık yemeye sevkeden bu iki sebep sonucunda hastalarda fazla kiloluluk veya obezite oluşabilmektedir. PİLOR REVİZYONU denilen bu yeni tedavi ile pilor kasının mekanik problemi düzeltilerek hastaları çabuk acıkmaya sevkeden bozukluk ortadan kaldırılmaya çalışılır.
Pilor Revizyonu Nasıl Yapılır?
Pilor revizyonu, ameliyatsız olarak endoskopi yoluyla uygulanır. İşleminden önce yemek borusu, mide ve 12 parmak barsağı endoskopik olarak değerlendirilir. Uygulamaya engel olabilecek aktif ülser, aktif gastrit, kanama, tümör gibi bir durumun olup olmadığı görülür. Pilor yapısı değerlendirilir ve sınıflandırılır. Herhangi bir engel yok ise ve pilor ” Hipotonik ” veya ”Atonik” ise, yani gıdalar kontrolsüz olarak mideden duodenuma kaçıyorsa ya da safra reflüsüsü tesbit edildi ise uygulananır. Normotonik pilorda uygulanmaz. Endoskop içerisinden geçirilerek mideye ulaşan endoskopik iğne aracılığı ile pilor çevresine yapılan enjeksiyonlarla kaçağa sebep olan açıklık kapatılarak fonksiyonel pilor elde etmeye yönelik bir işlemdir. Yapılan işlemin etkinlik süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte eğer obezite tedavisi amacıyla yapılsı ise 4-9 ay arasındadır. Safra reflüsü amacıyla yapıldı ise hastaların yüzde 87 sinden fazlasında kalıcılık gösterir.
İşlem genellikle 15-20 dk kadar sürer ve anastezist tarafından damardan verilen ilaçların oluşturduğu hafif sedasyon ile hastanın hiç bir şey hissetmemesi sağlanarak yapılır.
İşlem sonrası hasta hemen uyanır ve yaklaşık 1-2 saat hastanede kaldıktan sonra evine taburcu edilir.
Obezite tedavisinde pilor revizyonu; pilor yapısı bozuk olan hastalarda tek başına etkili olduğu gibi, eğer hastanın pilor kas dokusunda yapısal bozukluk varsa diğer tedavi yöntemlerinin de (Balon gibi) etkili olabilmesi için muhakkak uygulanmalıdır.
Pilor revizyonu ile ilgili tarafımızdan yayınlanan bilimsel makaleye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
