Deforme Pilor Ne Demektir?
Pilor; Mide çıkışında bulunan mide ile duodenum (12 parmak Bağırsağı) arasındaki ve geçişi kontrol eden bir kas dokusudur.
Normalde pilor kapalı durur. Böylece besinler mide içerisinde 2-4 saat kadar kalarak mide asidi ile birleşir ve yapıtaşlarına kadar parçalanabilirler. Sindirim sistemi peristaltizim dediğimiz yukarıdan aşağı doğru olan düzenli bir kasılma/sıvazlama hareketiyle içeriğini aşağıdaki kompartmana ilerletir. Sindirim sisteminde, sindirimi kontrol eden ve bazı içeriklerin geriye kaçışının engellenmesine yardımcı olan sfinkter denilen kapakçıklar vardır. Bunlar peristaltizim denilen harketler esnasında mideyle koordinasyon içerisinde hareket ederler ve böylece kontrollü geçişi sağlayabilirler. Bunlardan iki tanesi mide ile ilişkilidir.
Birincisi; mide girişinde yemek borusu ile mide arasında olan ve mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını engelleyen Kardioözefagial sfinkter
İkicisi ise, mide ile 12 parmak bağırsağı arasında yani mide çıkışında bulunan Pilordur.
Mide giriş kapakçığı fonksiyonu yeterli değilse Gastro-özefafial reflü yani mide içeriğinin yemek borusu ve boğaza gelmesi ile sonuçlanan durum oluşur. Genellikle halk arasında reflü olarak bilinen hastalık bu kapakçıktan kaynaklanır.
Mide çıkış kapakçığı yani pilor kapakçığı gevşekliğinde yani Deforme Pilorda ince bağırsak (12 parmak bağırsağı) içeriği mideye kaçar. Bunlarda safra ve pankreas salgısıdır. Bu durum safra reflüsü yada doudenogastrik reflü olarak adlandırılır. Geriye kaçan ince bağırsak içeriğinin midede oluşturduğu erken bulguya ise alkalen reflü gastriti denir. Bu gastrit türü normalde asidik ortama sahip ortamda yaşayan mide hücrelerinin geriye kaçan bazik safra tuzlarının oluşturduğu düşük Ph lı ortamda varlığını sürdürmek için oluşturdukları savunma mekanizması sonucu oluşur.
Bu iki hastalık birbirinden farklı iki hastalıktır. Ancak bazı hastalarda her iki kapakçıkda deforme olabilir. Yani hem giriş kapakçığı hemde pilor deformasyonu beraberce olabilir. Bu da hem safra reflüsü hem de Gastroözefagial reflünün beraberce seyretmesi ile sonuçlanır. Bu durumda 12 parmak bağırsağından (duodenum) deforme pilor nedeniyle mideye kaçan safranın, yukarı kapakçık da deforme olduğu için yemek borusu ve boğaza kadar ilerlemesine neden olur. Bunun özel adı ise alkalen reflü özefajittir. Yani yemek borusuna kadar geri kaçan safra demektir.
Yapmış olduğumuz bilimsel çalışmada (1) pilor kasının yapısını sınıflandırdık. ( Bu yayınımıza sayfanın altındaki linkten ulaşabilirsiniz.) Bu sınıflama ‘’deforme pilor ne demektir’’ e yönelik yapılan sınıflandırmadır.
Tanımladığımız sınıflandırmada pilor, fonksiyonuna göre
- Normotonik pilor: normal ve tamamen kapanabilen pilor kası
- Hipotonik pilor: Kasılabilen ancak tam kapanamıyan pilor kası
- Atonik pilor: Hiç kasılamayan ve sürekli açık kalan pilor kası.
olarak sınıflandırılmıştır.
Hastalarımız ‘’Deforme pilor ne demektir?’’sorusunu sıklıkla sorarlar. Bu, endoskopi raporlarında hastaların gördükleri ve anlamını bilmedikleri ve yeterince aydınlatıcı bilgi edinemedikleri bir ibaredir. Bu durum ayrıca endoskopi raporlarında şu şekilde de yazılabilir.
Deforme pilor varlığı,
Safra reflüsü
Mide suyunda safra görülmesi,
Midede safra kalıntısı görülmesi,
Alkalen reflü gastriti,
Duodenogastrik reflü,
Disfonksiyone pilor
Bu ibarelerin hepsi aynı probleme işaret eder. Deforme pilorun ve mideye kaçan safranın farklı biçimlerde anlatılmasıdır. Endoskopi raporunda bunlardan birini gören kişide ‘’safra reflüsü’’ var demektir.
Safra reflüsü ile ilgili ayrıntılı bilgilere diğer blog yazılarımızdan ulaşabilirsiniz.
Safra reflüsü, Deforme pilor un sonucudur ciddi bir hastalıktır ve tedavi edilebilir. Tedavisinde PİLOR REVİZYONU uygulanabilir.
‘’Deforme Pilor’’ ayrıca obezite ile de ilişkilidir. Obez hastaların yarısından fazlasında pilor kası deforme olmuştur ve kapanamaz.
Tokluk veya doyma mekanizmasını belirleyen en önemli etkenlerden biri yediğimiz gıdaların mide duvarına yaptığı basınç (midenin dolu olması) ve kan şekerindeki yükselmedir. Pilor ”atonik” veya ”hipotonik” olduğunda mideden ince barsağa sürekli kaçak olduğundan, midede tam dolgunluk olamayacağı için kişi kendisini hiç bir zaman tam doymuş hissedemeyecektir.
Şekerlerin emilimi bağırsakların yaklaşık olarak ilk 100 cm. lik kısmında gerçekleşmektedir. “Hipotonik” veya ”Atonik” yapıdaki pilora sahip kişilerde kontrolsüz bir şekilde gıdaların, fakat özellikle karbohidratların duodenuma geçişini ve ani kan şekeri yükselmesine neden olur. Ani yükselen şeker karşısında vücut kendisini koruma amaçlı olarak yoğun şekilde insülin salgılar, bunu sonucu olarak kısa süre sonra kan şekeri hızlı bir şekilde düşer. Kan şekerinin düşmesi tekrar açıktıracağı için kişiler daha sık aralıklarla yemek yerler.
Hastaları sık yemeye sevkeden bu iki sebep sonucunda hastalarda fazla kiloluluk veya obezite oluşabilmektedir. PİLOR REVİZYONU denilen bu yeni tedavi ile pilor kasının mekanik problemi düzeltilerek hastaları çabuk acıkmaya sevkeden bozukluk ortadan kaldırılmaya çalışılır.
Özetle Deforme pilor ‘’Safra reflüsü ‘’ya da ‘’obezite’’ ile sonuçlanabilir. Bazı safra reflüsü hastalarının beslenemekten dolayı zayıflamış olamaları birbirine tezat olarak görülebilir. Ancak bu durum midede oluşan safra hasarı etkisiyle ve pankreas enzimlerinin oluştuduğu hasarın etkisiyle oluşan sindirim bozukluğundan kaynaklanır. Safra reflüsü ve Obezitenin herbirinin tedavisinde Pilor Revizyonu kullanılabilir. Her iki hastalık için farklı tekniklerle kullanılır ve safra reflüsü olan ve zayıflamış hastada daha fazla zayıflamaya neden olmaz.
Pilor revizyonu ile disfonksiyone pilor tedavi edilebilir. Bu yöntem tarafımızca tanımlanmış olup ayrıntıları bilimsel dergide yayınlanmıştır. (2) Pilorun tam kapanamaması nedeniyle pilorda kalan açıklık yani ‘’ pilor deformasyonu ‘’ Pilorun daraltılması yoluyla tedavi edilir. Bu işlem endoskopik olarak uygulanır ve yatış gerektirmez. Hastalar birkaç saat sonra gündelik hayatlarına dönebilirler. Böylece hem obezitede yeni bir tedavi edici bir yöntem olarak kullanabilirken hemde Safra reflüsü (Alkalen reflü gastrit) tedavisinde faydalıdır. Safra reflüsündeki etkisi uzun süreli olarak devam etmektedir.
Linke tıklayarak yayınlara ulaşabilirsiniz
- https://link.springer.com/article/10.1007/s11695-020-04556-7
