Tüp Mide Ameliyatı : Kısıtlayıcı bir Obezite ve metabolik cerrahi ameliyat yöntemidir. Bu yöntemde amaç midenin hacim kapasitesi küçültülmektedir. Midenin yaklaşık %60-70 ’i laparoskopik ameliyatla stapler dediğimimiz zımba ile 3 sıra dikiş atıp kesen bir alet yardımıyla çıkartılmaktadır. Geride kalan midenin şeklinden dolayı da tüp mide ameliyatı, tüp mide ameliyatı veya mide küçültme ameliyatı da denmektedir.
Ameliyat genel anestezi altında laparoskopik yöntemle yapılmaktadır. Tüp mide ameliyatı karından açılan 5 küçük delikten karın içerisine gönderilen kamera ve aletler yardımıyla yapılmaktadır.
Tüp Mide:
- Midenin anatomik yapısını ve besinlerin sindirim sisteminden akış yolunu bozmaz.
- Diğer obezite ameliyatlarına göre komplikasyonları daha azdır.
- Uzun dönemde Dumping sendromu ve ülser gibi sorunlara yol açmaz
- Çıkatırılan mide dokusunda ”Ghrelin” denilen iştah hormonunın salgılandığı kısım da
çıkartıldığından , iştah ilk günden itibaren azalır, - Hayat boyu vitamin-mineral takviyesine gerek kalmaz.
- Herhangi bir durumda midenin tamamı endoskopi yardımıyla görüntülenebilir.
- Midenin pylor kası korunduğu için tıkanma ve doyma duygusu oluşur.
Kimler Tüp Mide Ameliyatı İçin Uygundur?
- 18-65 yaş arası hastalar,
- Vücut kitle indeksi 35 ’in üzerinde olanlar,
- Vücut kitle indeksi 30-35 arası olup ek olarak kilolara bağlı yandaş hastalık olanlar (hipertansiyon, kolesterol, şeker hastalığı, uyku apnesi, kalp yetmezliği, metabolik sendromu vs)
- Kilo vermek için diğer tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olanlar,
- Ameliyatı ve anesteziyi kaldırabilecek durumda olanlar
Tüp Mide Ameliyatına Uygun Olmayan Hastalar
- Ciddi ve tedavi altında olmayan psikiyatrik hastalığı olanlar,
- Madde veya alkol bağımlılığı olanlar,
- Ciddi hormonal ve endokrin bozukluğu olan hastalar,
- Ameliyat sonrası diyet konusunda ve gerekli hayat stili değişikliği yapamayacak olan hastalar,
- Kanser hastaları,
- Yakın zamanda 1 yıl içerisinde gebelik planlayanlar
Tüp Mide Ameliyatının Sonrasında Gelişebilecek Komplikasyonlar;
- Literatürde bildirilen komplikasyonlar ve sıklığı şunlardır.* Kaçak; %1-2 (yüzde 1-2)
- Kanama; %2-3 (yüzde 2-3)
- Ölüm; %0,1- %0,2 (binde 1-2)
Vücut Kitle İndeksi Hesaplama
Kilo (kg) / Boy (m) x Boy (m)
*** Tüp Mide Ameliyatı öncesi vücut kitle indeksiniz aşırı yüksek veya çok yağlı büyük karaciğeriniz yok ise herhangi bir diyet yapmanıza gerek yoktur.
*** Tüp mide ameliyatı sonrası 3 gün hastanede yatırılmaktadır. Ameliyat esnasında yerleştirildikten 3. gün çekilerek taburcu edileceksiniz. Ameliyat sonrası 1. veya 2. gün kaçak olup olmadığı test edilerek sıvı alımına başlanır.
Ameliyat Sonrası Yeni Yaşamdaki Genel Kurallar
SIVILAR
- 7. günden itibaren aldığınız su miktarı 1 litreyi bulmalıdır. Daha kıvamlı besinlere geçtiğiniz
- 3. haftada yemekler arasında yeterince sıvı alınız. (Günde ortalama 1,5 litre)
- Katı besinlerle birlikte sıvı almayınız. Sıvı alımı için en az 30 dakika bekleyiniz.
- Gün boyunca susamayı beklemeden yudum yudum sıvı alınız. Çünkü 1. aydaki halsizliğin en sık karşılaşılan nedenlerinden biri yetersiz sıvı alımıdır.
- Soda, gazlı içecekler, alkol, yüksek kalorili seker katkılı meyve suları ve kahveden birinci ayda uzak durunuz.
GÜNLÜK HAYATA DÖNÜŞ
- 3. gün duş yapabilirsiniz. Duş esnasında dikişlerinizi su geçirmeyen bandaj ile kapatınız. Duş
sonrasında bu bandajları çıkartınız. - 3- 7. günlerde evde, 7. günden sonra ise düz zeminde açık havada yürüyüşlere başlayınız. Günlük olarak yapacağınız düzenli yürüyüşler ağırlık kaybetmenize yardımcı olacaktır. Taburcu olduğunuz andan itibaren merdivenleri kullanabilirsiniz.
- 10. gün araba kullanabilirsiniz.
- 15. günden itibaren deniz veya havuza girebilirsiniz. Yavaş bir tempo ile yüzebilirsiniz.
- 60. günden itibaren fitness, pilates, vb. salon sporlarına bir eğitmen eşliğinde başlamanızı öneririz. Düzenli salon sporları hızlı ağırlık kaybına bağlı kas dokusu kaybı ve ciltteki sarkmaları en aza indirecektir.
- Yemek yeme süreniz en az 20 dakika olmalıdır. Lokmalar arasında en az 30 saniye
beklemelisiniz. Büyük lokmalar almanız ve çiğnemeden hızlı yutmanız ağrı ve hatta kusmaya yol
açabilir. - ,Doluluk hissini öğrenmeye çalışınız. Ameliyat öncesindeki doygunluk hissinden farklı olarak
göğsünüzün orta alt kısmında doluluk, basınç, şişkinlik şeklinde hissedeceksiniz. Eğer hızlı yemek
yerseniz bu hissi zamanında algılayamayıp, yemek sonrası ağrı ve kusma yaşayabilirsiniz. - Ameliyat sonrası 1., 3., 6. ve 12. aylarda aşağıdaki kan tahlillerini yaptırarak kontrol için
başvurunuz.
Yeni Yaşamınızda Karşılaşabileceğiniz Sorunlar ve Çözümleri
Ağrı
Hafif ve orta şiddette ağrı cerrahi operasyon sonrasında normaldir. Eğer size verilen ağrı kesiciye rağmen ağrınız şiddetleniyorsa hekiminiz ile bağlantıya geçiniz.
Ateş
Vücut ısınız 38 °C geçmemelidir. Üşüme, titreme ve 38 °C üzerindeki ateş durumunda hekiminiz ile bağlantıya geçiniz.
Bulantı
Sıklıkla midenizin alabildiğinden daha fazlasını yemenize, besin kokularına karşı hassasiyete, ağrı kesicilere, yememeye ve az sıvı alımına bağlı olur.Bulantı hissiniz gün boyunca ve bir kaç gün sürüyorsa hekiminiz ile temasa geçiniz.
Kusma
- Sıklıkla hızlı ve midenin alabildiğinden fazlasını yemeye bağlı olarak oluşur.
- Doluluk hissi oluştuktan sonra yemeye devam ederseniz kusma olabilir.
- Birçok hastada, olabilen kusma atakları, yavaş yeme, iyi çiğneme ve doluluk hissi oluştuktan sonra bir lokma dahi almama gibi talimatların hızlı bir şekilde öğrenilmesini sağlar.
- Kusmanız gün boyunca devam ederse, katı veya kıvamlı besinlerin alımını bırakıp, 6- 12 saat boyunca sadece berrak sıvılar almalısınız.
- Eğer kusma 2 gün boyunca devam ederse hekiminiz ile temasa geçiniz.
Ağıza yapışkan, farklı tatta sıvı gelmesi Yemeklerin sindirimi için midede üretilen mukus bazı hastalarda yemek borusuna doğru geri çıkarak ağızda yapışkan, değişik tatta sıvı hissi verebilir. Genelde ilk üç ay devam eden bu şikâyet kendiliğinden düzelir. Çoğu hasta yemekten 30 dakika önce alınan açık çay veya limonlu sıcak su ile bu şikâyetin en aza indirildiğini tarif etmektedir.
Dehidratasyon (Vücutta su oranının azalması) Eğer yeterince sıvı almazsanız dehidratasyon oluşabilir. Belirtileri; halsizlik, koyu renkli idrar, bulantı, baş dönmesi, dil paslanması, bayılma, uyku hali, bel ağrısı şeklinde sıralanabilir. Bu belirtiler sizde varsa ve yeterince sıvı almadığınızı düşünüyorsanız bir hastaneye giderek damar yolu ile sıvı tedavisi almanız gerekebilir. Bu durumda hekiminiz ile temasa geçiniz.
Kabızlık (Konstipasyon) Yetersiz su alımının beraberinde getirdiği en büyük problemlerden biri kabızlıktır. Kabızlık probleminiz varsa su alımınızı arttırmak ile başlamalısınız. Posalı besinlerin tüketimleri de yine kabızlıkla başa çıkmanızda size yardımcı olacaktır. İlk haftalarda posalı besinlerin tüketimlerini arttırmak zor olabileceğinden probiyotik içerikli yoğurt ve kefir tüketebilir, ayrıca piyasada satılan probiyotik tozlardan diyetisyeninize danışarak kullanabilirsiniz. Fiziksel olarak aktif olmanız da yine kabızlık şikâyetlerinizin önlenmesinde destek olur. Bu yöntemlerle düzelme sağlanamaz ise Bekunis drj gece yatarken 1 adet alabilirsiniz. Bunu birkaç gün tekrarlayabilirsiniz. Fakat alışkanlık yapmaması için sürekli kullanmanız önerilmez.
İshal (Diare) İshal durumu (bir günde 3 defadan daha fazla dışkılama) oluştuğunda süt gibi laktozlu besinleri sınırlandırınız. Yavaş yediğinizden ve iyi çiğnediğinizden emin olunuz. Tüketimlerinizde eğer kullanıyorsanız yağ ve baharat alımını sınırlandırınız. Etiket okuma alışkanlığı geliştirerek içeriğinde seker alkolü olan besinleri diyetinizden çıkarmalısınız. Bunlar etiketlerde sorbit-OL, mannit-OL, vb şekilde yer alır. Sindirim sisteminizi desteklemek için yine probiyotiklerden faydalanabilirsiniz. Eğer ishal iki gün boyunca devam ederse hekiminiz ile temasa geçiniz.
Baş Dönmesi veya Baş Ağrısı Sıvı alıp almadığınızdan emin olmalısınız. Yemeklerinize bir miktar tuz ilave etmenizde yine bu şikâyetlerinizin ortadan kalkması konusunda yardımcı olabilir. Öğün atlamadığınızdan ve yeterli besin alımı yapıp yapmadığınızdan da emin olmalısınız. Tüm bu değişimleri yapmış olmanıza rağmen devam eden bir baş dönmesi var ise hekiminiz ile temasa geçiniz.
Yorgunluk, bitkinlik Yeterli sıvı alıp almadığınız yorgunluk ve bitkinlik hissi yaşamanızla alakalıdır. Uyku düzeninizin de yine sağlanmış olması gece uykularının mutlaka sağlanıyor olması gerekir. Ayrıca fiziksel aktivitenin yaşam kalitenizi arttıracağını bilerek yürüyüşlere gerekli önemi vermelisiniz. Besin tüketimlerinizde protein kalitesi yüksek besinler tüketmeniz de bu şikâyetlerin önlenmesinde öncelikli düzenlenecek noktalardan biridir.
Mide Ekşimesi Çok soğuk veya çok sıcak besinlerin tüketimi bu durumun artmasına sebep olabilir. Ayrıca baharatlı ve salçalı besin tüketimleri de yine mide ekşimesine neden olabilir. Yemek sonrasında hafif tempoda yürüyüş yapmak ve yastığınızı 45° eğimde tutmak şikâyetlerin önlenmesinde yardımcı olacaktır.
Bacak Krampları Potasyumdan fakir beslenmenin sonucu olarak bacak krampları ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Yetersiz sıvı alımı da yine neden olabilir. Kefir, yoğurt gibi besinlerin tüketimini arttırabilir, fiziksel olarak aktif olmaya çalışabilirsiniz. Ayrıca gerekli durumlarda multivitamin takviyeleri de size destek sağlayabilir.
Geçici Saç Dökülmesi Ameliyat sonrasında 3. ve 9. aylar arasında herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir. Saç kaybı kalıcı değildir, kilo verme süreci tamamlandığında saçlarınız normal haline dönecektir. Yaşanılan saç dökülmelerinin normal süreç olduğunu biliniz. Yeterli protein alımının sağlanmadığı durumlarda sıklıkla karşılaşılabilirsiniz. Doktorunuza danışarak demir, çinko ve biotin içeren bir multivitamin kullanabilirsiniz.
Tüp Mide Ameliyatı Fiyatları Nasıl Belirlenir?
Tüp mide ameliyatı fiyatları birkaç farklı faktöre bağlı olarak belirlenebilir. Aşağıdaki unsurların hepsi ameliyatın toplam maliyetini etkileyebilir:
Hekim ve Hastane Ücretleri: Tıp alanında uzmanlaşmış profesyonellerin ve yüksek kaliteli tıbbi ekipmanların maliyeti, tüp mide ameliyatı için ödenmesi gereken toplam ücretin büyük bir bölümünü oluşturabilir. Bazı hastaneler ve doktorlar, deneyimleri ve uzmanlık alanlarına göre farklı ücretler alabilirler.
Bölgesel Faktörler: Coğrafi konum da maliyeti etkileyebilir. Örneğin, büyük şehirlerde ve daha pahalı yaşam maliyetine sahip bölgelerde tıbbi hizmetler genellikle daha yüksek fiyatlıdır.
Hastanın Durumu: Hastanın genel sağlık durumu, var olan tıbbi durumları ve ameliyat öncesi gereken hazırlıklar da maliyeti etkileyebilir. Örneğin, ek tıbbi testler, danışmanlık hizmetleri veya preoperatif bakım gerektiren hastalar için maliyetler artabilir.
Ameliyat Sonrası Bakım: Ameliyat sonrası bakımda oluşabilecek ekstra maliyetler, genel maliyeti artırabilir. Bu, fizik tedavi, ilaçlar, takip ziyaretleri ve diyet danışmanlığı gibi hizmetleri içerebilir. Bu faktörlerin her biri, bir tüp mide ameliyatının toplam maliyetini etkileyebilir. Her durumun benzersiz olduğunu ve maliyetin hastadan hastaya değişebileceğini unutmamak önemlidir. Her zaman doktorunuzla veya sağlık hizmetleri sağlayıcınızla maliyetleri ve olası ödeme seçeneklerini görüşmelisiniz. Bu bilgiler, 2026 yılı itibarıyla geçerli olup, sonraki yıllarda değişiklik gösterebilir.
Ankara ’da Ortalama Tüp Mide Ameliyatı Fiyatları Ne Kadar?
2026 yılındaki verilere göre, Türkiye’deki tüp mide ameliyatı fiyatları 30.000 TL ile 120.000 TL arasında değişiyor. Ancak bu, sigorta kapsamı, ameliyat öncesi ve sonrası bakım, ve diğer birçok faktöre göre değişebilir. Kliniğimizde sigorta kapsamında cerrahi tedaviler uygulanmamaktadır.
Detaylı Bilgi için YouTube Kanalıma Göz Atabilirsiniz.
